XX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ

Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu bu zamanda Dinî ve Tasavvufî Türk Edebiyatı yepyeni eserlerle zenginleştirilmiştir. Tekke ve zaviyelerin de kapatılmış olmasına rağmen bazı yazar ve şairlerimiz önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu şairlerimiz; Mihrabî, Edip Harabî, Mehmet Nuri, Âşık Molla Rahim, Yozgatlı Hüzni, Derûni, Zeynel Usul Baba, Sıtkı, Ferid Kam, Ahmed Hamdi Akseki, Ahmed Nâim, Yahya Kemal, Kemal Edip“XX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku

XIX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ

XIX. yüzyıl, Türk edebiyatının batıya yöneldiği bir dönemdir. Bu dönemde Tanzimat’la birlikte batıya ait pek çok eser tercüme yoluyla ülkede yayımlanmaya başlamıştır. Sosyal hayatında batılılaşmaya başladığı dönemde edebiyatta batılı formlar içinde şekillenmeye başlamış Dinî- Tasavvufî Türk edebiyatı ise varlığını korumaya devam etmiştir. Bu gelenek içerisinde yazılan eserler münferit ve müstakil olarak isimlendirilir. Münferitler: divanların içindeki“XIX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku

XVIII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ

18. yüzyılda halk şiiri çok fazla gelişme gösterememesine rağmen ondan önceki yüzyılda başlayan âşıkların aruzla şiir söyleme geleneğini de devam etmemiştir. Bu durum halk şiirinin melezleşmesine sebep olmuştur. Orta Asya şairlerinden; Nevbetî, Baba Rahîm, Abdulmecid’in Harâbât ve divanından başka Rahat-ı Dil isimli eseri bulunan sofî Hüveyda, divan sahibi Gazi’de bu yüzyılın şöhretli olanlarıdır. O dönemin“XVIII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku

NASÛHÎ

Nasûhî, isimli şairimizin asıl adı Mehmed olup aslen Üsküdarlıdır. Nasûhî, Üsküdar’da yaşamış ve orada vefat etmiştir. Nasûhî, Şabaniye tarikatı şeyhlerindendir. Genellikle Dini-tasavvufî eserler yazmıştır. Şairin bir Divân’ı vardır. SENÂYÎ Senâyî isimli şairimizin asıl adı Hasan olarak bilinir. xvııı.yüzyılın ilk yarısında yaşayan Senâyî, Halveti tarikatından olup Şeyh Nasûhî’nin halifelerindendir. Şaire ait olan bir yazma mecmuada toplu“NASÛHΔ yazısının devamını oku

XVII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI

xvıı. yüzyılda Osmanlı Devleti duraklama ve gerileme belirtileri gösterse de edebiyat gelişmeye devam etti. Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı da bu alanda gelişimini sürdürdü. Diğer yıllara göre sayı olarak fazla olan tekkelerde ilahiler söylenmeye devam edip Yunus tarzı ilahiler bu yüzyılda da söylenerek varlığını güçlendirdi. xvıı. yüzyılda hece ile söylenen ilahiler Mevlevi şairler tarafından benimsenmiştir. Devrin önde“XVII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI” yazısının devamını oku

XVI. YÜZYIL DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI

xvı. yüzyılda Yunus Emre tarzının büyük etkileri vardır. Şairimizin ilahilerine benzetilerek söylenen eserler Anadolu’nun her köşesinde sevilerek söylenmiştir. Bu yüzyılda Gülşenî tarikatının kurucusu Şeyh İbrâhim Gülşenî’nin; Melâmiyye-i Bayramiyye tarikatına mensup Ahmed-i Sârbân ve Halvetiyye tarikatı mensuplarından Vahib Ümmî, Ümmi Sinan önemli şairlerdir. xvı. yüzyılda bu isimlerin yanında Şeyh Aziz Mahmud Hüdaî’nin üstadı ve Hacı Bayram“XVI. YÜZYIL DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI” yazısının devamını oku

XV. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI

xv. yüzyılda dinî-tasavvufî Türk edebiyatı, çeşitli coğrafyalarda bulunan Türk toplulukları arasında dini, fikri ve mimari açıdan gelişmeye devam etti. Bu edebiyatın merkezden çevrelere doğru yayılmasında sayıları sürekli artan tekke ve mescitlerin büyük bir etkisi oldu. Hacı Bektaş Veli, Mevlana ve Yunus Emre gibi mutasavvıfların meydana getirdikleri zenginleştirilmiş tasavvufi hayat xv. yüzyılda Alâadin Gaybi (Kaygusuz Abdal),“XV. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI” yazısının devamını oku