DADALOĞLU

Dadaloğlu, Oğuzların 24 boyundan biri olan Avşar boyuna mensuptur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte araştırmacıların genelinin tahminine göre 1785 yılında doğmuştur. Halbuki Dadaloğlu için söylenebilecek en uygun doğum tarihi XVIII. yüzyılın son çeyreği olmakla beraber asıl adı da Veli’dir. Sonraları ise Dadal, Dadalı, Âşık Dadal, Dadanoğlu ve Dadaloğlu gibi mahlasları kullanmıştır. Bu isimler arasında“DADALOĞLU” yazısının devamını oku

BAYBURTLU ZİHNİ

Bayburt’ta 1797 yılında dünyaya gelen Zihni’nin asıl adı Mehmed Emin (Muhammed Emin)’dir. Aruz ve hece ölçüsüyle yazdığı eserlerinde Zihnî mahlasını kullanmıştır. Bunun sebebini ise “Rüyada bir zat kendisine ‘Zihnî’ diye hitap” etmesi olarak yorumlar. Bayburtlu Zihnî’nin öğrenim durumu hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte bazı araştırmacılar (Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Mehmet Tahir Efendi, İbnülemin Mahmut Kemal, Saim“BAYBURTLU ZİHNİ” yazısının devamını oku

XIII.YÜZYIL ÂŞIKLARI

ABDi Sun’i, şairnâmesinde Âbdi’nin Şarkı ile birlikte Bağdat’a şan veren bir şair olduğu söylenir. XVII. Yüzyılın âşıkları olan Âşık Ömer ve Gevheri’nin etkisinde kalmış hece ve aruzla yazdığı eserleri vardır. ÂGÂHİ Bulunmuş bir cönkte XVIII.yüzyıla kadar âşıkların adı geçtiği için Âgâhi de bu yüzyılın âşığı olarak kabul edilmektedir. Hızri’nin şairnamesinde adı geçen Âgâhi’nin âşığımız olabilme“XIII.YÜZYIL ÂŞIKLARI” yazısının devamını oku

ERÇİŞLİ EMRAH

Erçişli Emrah’ın doğum ve ölüm tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bugün hayatı hakkındaki bilgiler, hayatı etrafında oluşan Erçişli Emrah ve Selvihan hikayesi ile bir iki küçük belgeye dayanmaktadır. Âşık ve halk hikayecilerinin anlattığına göre Erçişli Emrah Âşık bir babanın çocuğudur ve pir elinden bade içmiştir. Vefatı hakkındaki bilgiler hayatı etrafında oluşan hikâyeden ve son“ERÇİŞLİ EMRAH” yazısının devamını oku

XVII.YÜZYIL ÂŞIKLARI VE İZ BIRAKAN TEMSİLCİLERİ

Bu yüzyılda yaşayan âşıklardan: Âşık Ömer, Karaca Oğlan, Erçişli Emrah ve Gevheri gibi önemli âşıkları tanıtmaya çalışacağım. ÂŞIK ÖMER Doğum ve ölüm tarihi hakkında ki bilgiler pek sağlıklı değildir. Âşık Ömer’e Konya ilinin Hadim ilçesinin Gözleve (Korualan) köyü, Aydın ili ve Kırım’da Gözleve(Eupatoria) adıyla bilinen yerleşim birimi sahiplenmektedir. Kırım’da Gezleve adıyla bilinen Karadeniz sahilindeki köyde“XVII.YÜZYIL ÂŞIKLARI VE İZ BIRAKAN TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku

XVI.YÜZYIL ÂŞIKLARI VE ÖZELLİKLERİ

XVI. yüzyıl divan şiiri alanında önemli temsilciler vardır. Bunlardan bazılarını sayacak olursak Bâkî, Fuzûlî, Nev’î, Rûhî, Hayâlî, Figanî, Zâtî … gibi şairlerdir. Tasavvufi Türk Halk Edebiyatı alanında ise Ahmedi Sârban, Üftade, Pir Sultan Abdal ve Ümmî Sinan gibi önemli şairler yetişmiştir. XVI. yüzyılda elimizde fazla şiiri olmayan pek çok aşık yetişmiştir. Bu âşıklar arasında Armutlu,“XVI.YÜZYIL ÂŞIKLARI VE ÖZELLİKLERİ” yazısının devamını oku

ÂŞIK ŞİİRİNİN KAYNAKLARI

Aşık edebiyatı araştırmacıları âşık şiiriyle ilgili olarak iki kaynak göstermişlerdir. Sözlü Kaynaklar Sözlü kaynaklar, halk arasında ‘kaynak kişi‘ adını verdiğimiz insanlardan yapılan derlemelerdir. Bu derlemeler yaşayan âşıklardan yapılır. Bu aşıklarımıza söyledikleri eserleri kimden öğrenildiği sorulduğunda da kendilerinden daha yaşlı bir aşığın adını söylemektedirler. Âşıklar bu şiirleri çeşitli sebeple değiştirebildikleri gibi hatırlayamadıkları yerlere de eklemeler yapabilirler.“ÂŞIK ŞİİRİNİN KAYNAKLARI” yazısının devamını oku

ÂŞIK ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ

Fuat Köprülü’den bu yana pek çok araştırmacı âşık şiirinin özellikleriyle ilgili olarak açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu araştırmacılar: Saim Sakaoğlu, Hikmet Dizdaroğlu, Fahrettin Kırzıoğlu, Mehmet Yardımcı, Doğan Kaya’dır. Bu araştırmacıların görüşleri şu şekilde bir araya getirilebilir: Âşık şiiri başlangıç olarak M.Ö. III. dayanmaktaysa da Anadolu âşık şiirinin altı yüzyıllık geçmişi vardır. Âşık şiirinin belirli yazarları ve söyleyenleri“ÂŞIK ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ” yazısının devamını oku

XX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ

Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu bu zamanda Dinî ve Tasavvufî Türk Edebiyatı yepyeni eserlerle zenginleştirilmiştir. Tekke ve zaviyelerin de kapatılmış olmasına rağmen bazı yazar ve şairlerimiz önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu şairlerimiz; Mihrabî, Edip Harabî, Mehmet Nuri, Âşık Molla Rahim, Yozgatlı Hüzni, Derûni, Zeynel Usul Baba, Sıtkı, Ferid Kam, Ahmed Hamdi Akseki, Ahmed Nâim, Yahya Kemal, Kemal Edip“XX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku

XIX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ

XIX. yüzyıl, Türk edebiyatının batıya yöneldiği bir dönemdir. Bu dönemde Tanzimat’la birlikte batıya ait pek çok eser tercüme yoluyla ülkede yayımlanmaya başlamıştır. Sosyal hayatında batılılaşmaya başladığı dönemde edebiyatta batılı formlar içinde şekillenmeye başlamış Dinî- Tasavvufî Türk edebiyatı ise varlığını korumaya devam etmiştir. Bu gelenek içerisinde yazılan eserler münferit ve müstakil olarak isimlendirilir. Münferitler: divanların içindeki“XIX. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATININ ANADOLU’DAKİ DURUMU VE TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku