SÜMMÂNÎ

Sümmânî, 1860 bazı kaynaklara göre ise 1862 yılında Erzurum ilinin Narman ilçesinin Samikale köyünde doğmuştur. Fakir bir ailenin çocuğu olan Sümmânî, hayatını çobanlık ve çiftçilik yaparak yaparak sürdürmüştür. Şiirleri hem sözlü hem de yazılı (cönkler) kaynaklarda yer almaktadır. Şairin öğrenim durumu hakkında bilgi olunmamakla beraber şiirlerinden hareketle iyi bir öğrenim gördüğü söylenebilir. Sümmânî, badeli aşıklarımızdan“SÜMMÂNΔ yazısının devamını oku

DERTLİ

Asıl adı İbrahim olan şair, 1772 yılında Bolu ilinin Gerede ilçesinde günümüzde ilçe olan Reşadiye(Yeniçağa) beldesinin Şahnalar köyünde doğmuştur. Çocukluk yıllarını çiftçilik ve hayvancılıkla geçiren Dertli öğrenim görmemiştir. Dertli, mutlu ve varlıklı bir çocukluk evresinden sonra babasının vefatı, mirasın bölünmesi ve yalnızlıktan dolayı zor günler geçirmiştir. Bir de bunun üzerine beldesindeki Halil Ağa ile anlaşmazlığa“DERTLİ” yazısının devamını oku

DADALOĞLU

Dadaloğlu, Oğuzların 24 boyundan biri olan Avşar boyuna mensuptur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte araştırmacıların genelinin tahminine göre 1785 yılında doğmuştur. Halbuki Dadaloğlu için söylenebilecek en uygun doğum tarihi XVIII. yüzyılın son çeyreği olmakla beraber asıl adı da Veli’dir. Sonraları ise Dadal, Dadalı, Âşık Dadal, Dadanoğlu ve Dadaloğlu gibi mahlasları kullanmıştır. Bu isimler arasında“DADALOĞLU” yazısının devamını oku

BAYBURTLU ZİHNİ

Bayburt’ta 1797 yılında dünyaya gelen Zihni’nin asıl adı Mehmed Emin (Muhammed Emin)’dir. Aruz ve hece ölçüsüyle yazdığı eserlerinde Zihnî mahlasını kullanmıştır. Bunun sebebini ise “Rüyada bir zat kendisine ‘Zihnî’ diye hitap” etmesi olarak yorumlar. Bayburtlu Zihnî’nin öğrenim durumu hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte bazı araştırmacılar (Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Mehmet Tahir Efendi, İbnülemin Mahmut Kemal, Saim“BAYBURTLU ZİHNİ” yazısının devamını oku

ÇILDIRLI ÂŞIK ŞENLİK

Doğu Anadolu Bölgesi ve Azerbaycan’da tanınan ünlü saz şairlerimizden olan Çıldırlı Âşık Şenlik, Ardahan ilinin Çıldır ilçesinin Suhara( Yakınsu/ Şenlikköy) beldesinde doğmuştur. Araştırmacılar doğum ve ölüm tarihi hakkında değişik görüşler bildirmiştir. Çıldırlı Âşık Şenlik’in babası Molla Kadir, annesi Zeliha’dır. Asıl adı Hasan olup bununla beraber Türkiye ve Azerbaycan sahasında Hasan adıyla değil Âşık Şenlik adıyla“ÇILDIRLI ÂŞIK ŞENLİK” yazısının devamını oku

XIX. YÜZYIL ÂŞIKLARI VE ÖZELLİKLERİ

XIX. yüzyıl divan şiiri alanında önemli şairleri Enderunî Vasıf, İzzet Molla, Hâlet, Lefkofçalı Galib, Şeref Hanım, Leylâ Hanım gibi önemli şairler yetişmiştir. Tasavvufi Türk Halk şiiri alanında ise Selâmi Mustafa, Zekâî Mustafa, Türabî, Kuddusî Ahmet gibi şairler dikkatleri çeker. Bu yüzyılın en önemli özelliği batı etkisinde kalan şairlerin birden çok eserler vermesidir. Bunlar arasında Namık“XIX. YÜZYIL ÂŞIKLARI VE ÖZELLİKLERİ” yazısının devamını oku

XIII.YÜZYIL ÂŞIKLARI

ABDi Sun’i, şairnâmesinde Âbdi’nin Şarkı ile birlikte Bağdat’a şan veren bir şair olduğu söylenir. XVII. Yüzyılın âşıkları olan Âşık Ömer ve Gevheri’nin etkisinde kalmış hece ve aruzla yazdığı eserleri vardır. ÂGÂHİ Bulunmuş bir cönkte XVIII.yüzyıla kadar âşıkların adı geçtiği için Âgâhi de bu yüzyılın âşığı olarak kabul edilmektedir. Hızri’nin şairnamesinde adı geçen Âgâhi’nin âşığımız olabilme“XIII.YÜZYIL ÂŞIKLARI” yazısının devamını oku

XVIII. YÜZYIL ÂŞIKLARI VE ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

Bu yüzyılın yetiştirdiği âşıklara bakılacak olursa önceki yüzyıllara kıyasla güçlü âşıklar bulunmamaktadır. Bu yüzyılın âşıkları geleneği zorla da olsa yürütmeye çalışmışlardır. Fakat yukarıda da söylendiği gibi VII.yüzyıll aşıklarıyla kıyaslanacak güçte bir âşığımız yoktur. Kaynakça:Açıköğretim kaynakları

BENLİ ALİ

1664 yılında Fransızların Cezayir’e yaptıkları baskından bahseden eserinden hareket ettiğimizde onun yaşadığı yüzyıl tespit edilebilir. Sun’î’nin Tekerleme’sinde balıkçı olduğundan söz edilmesiyle birlikte, Hızrî’nin şairnâmesinde de adı geçmektedir. Kaynakça: Açıköğretim Kaynakları

DİĞER KARACA OĞLANLAR

Karaca Oğlan’ın ününden yararlanmak isteyen bazı âşıklar, çeşitli yollarla onu ve şiirlerini kendi memleketlerine götürmüşler ve aynı mahlası almışlardır. Şiirlerin bağlandığı yerleşim bölgeleri zamanla Karaca Oğlanla ilgili ürünleri kendilerinin diye kabul ettirmiş ve o eserler de bir âşığa mal edilmiştir. Bu sebepten dolayı Türkiye içinde ve dışında Karaca Oğlan mahlaslı birden fazla âşık vardır. XVI.Yüzyıl“DİĞER KARACA OĞLANLAR” yazısının devamını oku