BAYBURTLU ZİHNİ

Bayburt’ta 1797 yılında dünyaya gelen Zihni’nin asıl adı Mehmed Emin (Muhammed Emin)’dir. Aruz ve hece ölçüsüyle yazdığı eserlerinde Zihnî mahlasını kullanmıştır. Bunun sebebini ise “Rüyada bir zat kendisine ‘Zihnî’ diye hitap” etmesi olarak yorumlar.

Bayburtlu Zihnî’nin öğrenim durumu hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte bazı araştırmacılar (Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Mehmet Tahir Efendi, İbnülemin Mahmut Kemal, Saim Sakaoğlu) onun medrese eğitimi aldığı görüşündedirler. Bazı araştırmacılara göre ise Trabzon ve Erzurum medreselerinde eğitim gördükten sonra İstanbul’a gelmiş ve Mustafa Reşit Paşa ile kurduğu yakınlık sayesinde Divân-ı Hümâyûn’a girmiştir. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşından sonra geçici olarak Bayburt’a döner. Bu işgal onun ruhunda derin yaralar açmış ve bu durum eserlerine yansımıştır. Asıl mesleği kâtiplik olan Zihnî, imparatorluğun çeşitli yerlerinde görev yapmıştır. Karadeniz sahilleri, Akka, Mısır, İstanbul, Erzincan ve Erzurum görev yaptığı yerler arasındadır. 1816 yılında başlayan memuriyet hayatı istifa ve sürgünlerle ömrünün sonuna kadar devam etmiştir. İnatçı tavrı ve isyankâr ruhu şiirlerine de yansıyan Zihnî, bu hususları Sergüzeştnâme adlı eserinde manzum olarak hikâye etmiştir.

Bayburtlu Zihnî, hem hece hem de aruz ölçüsüyle şiirler yazıp sağlığında divan tertip ederek saraya sunan ender halk şairlerinden biridir. Aruz ölçüsüyle yazdığı şiirleri sayıca çok olmasına karşılık hece ile yazdığı koşma ve destanlarıyla ünlenmiştir. Zihnî, bu yönüyle Âşık Ömer, Dertli, Gevheri, Develili Seyrânî, Erzurumlu Emrah… gibi aşıklarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Âşıklık ve şairliğin yanında iyi bir nesir yazarı olan Zihnî, gazellerinde Fuzûli, Nedîm, Bakî, Şeyh Galip, Erzurumlu Sıdkî, Vecdî ve Hamdî’nin etkisi görülür. Hece ile yazdığı eserleri fazla olmamakla beraber dokuz destan ve onlarca koşması belirlenmiştir. Aruz ölçüsüyle yazdığı eserlerin dili ağdalı olmakla beraber bazı beyitlerinde Türkçe kelime dahi bulunmamaktadır. Hece ölçüsüyle yazdığı koşma ve destanların dili sadedir. Bayburtlu Zihnî, Doğu klasiklerine hakim bir şairdir. Mevlâna ve Câmî’ye nazireler yazmıştır. Baki’nin “saf saf”…,redifli, Nedim’in …”olmuş sana”redifli gazellerinin, Gevherî’nin “…olsun da gör” redifli muhammesinin benzerlerini Zihnî’de de görülmektedir. Bu durum Zihnî’nin etkilendiği şahsiyetleri göstermesi bakımından önemlidir. Fûzûli, Şeyh Galip, Nâbî, Erzurumlu Sıdkî, Vecdî ve Hamdî şiirlerini beşer mısra tamamlayarak onlara tahmisler yazmıştır. Zihnî, hece ölçüsüyle yazdığı eserlerinde gurbeti, sevgiliyi ve aşkı işlemiştir. Özellikle memleketi Bayburt’un Ruslar tarafından işgal edilmesi ve gittiği yerlerde gördüğü olumsuz manzaralar eserlerinde dile getirilmiştir. Zihnî’nin taşlamaları ( hicviyeleri), Eşref ve Nef’î kadar olmasa da başarılı bulunur.

Bayburtlu Celâlî ve Tokatlı Gedayî gibi âşıklar onun etkisinde kalarak şiir söyleyip yazmışlardır. Karaca Oğlan ve Erçişli Emrah şiirleriyle bazı parçalarının benzerlik göstermesi onların etkisinde kaldığının bir delili olarak değerlendirilir. Bayburtlu Zihnî’nin bazı eserleri Nevres ve Sadettin Kaynak tarafından bestelenerek musiki meclislerinde okunmuştur. 93 Harbini konu alan “Başımıza Gelenler” adlı eserinde Mehmet Akif Bey, Zihnî’den de söz eder. Zihnî, 1859 yılında Bayburt yolculuğu sırasında Maçka’nın Olasa (Bahçeyaka) köyü yakınlarındaki bir handa vefat eder ve oraya defnedilir. 1936 da ise mezarı Bayburt’a taşınır.

Eserleri:

Zihnî, pek çoklarının aksine eser sahibi olan ve onlarla şöhretini pekiştiren bir sanatkârdır.

Divan-ı Zihnî: Oğlu Ahmet Revayî tarafından 1876 yılında İstanbul’da yayımlanmıştır. Eser, 160 sayfalık müretteb bir divan kabul edilirse de önemli farklılıklar vardır.

Sergüzestnâme-i Zihnî: Yazma halinde olan eserin 11 nüshası tespit edilmiştir. Onun ününü artıran destanları bu eserin sonundadır.

Kitab-ı Hikâye-i Gâribe: 27 varaklık bir eser olup, Bayburt beylerinden Abdullah’ın 18 yıllık hayatının hikayeleştirilmiş şeklidir. Eser, Saim Sakaoğlu ve Ahmet Sevgi tarafından 1992 yılında yayımlanmıştır. Bu eserin Türk romanına geçiş aşamasında önemli bir yeri vardır.

Kaynakça: Açıköğretim Kaynakları

Edebigünlüklerim tarafından yayımlandı

Bu sayfayı yazarlarımızın hayatından kısaca bahsetmek ve onları taniyabilmek adına düzenlenmekte olup arada deneme yazıları da yayınlamak için kullanıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: