BİTLİSLİ MÜŞTÂK BABA

Müştâk Baba’nın ailesi Hicrî 1051 yılında zamanın mutasavvıf ve âlimlerinden Molla Süleyman Baba önderliğinde Hakkari’den Bitlis’e göç etmişlerdir. Müştâk Baba Hicrî 1172 (M.1759) yılında dünyaya gelmiştir. Müştâk Baba’nın asıl adı Muhammed Mustafa olarak bilinir. Babasının adı da İbrahim’dir. On yaşında babasını kaybeden şair dedesi Hacı Süleyman’ın himayesine girmiştir. Müştâk Baba temel eğitimini Bitlis’te Hocası Şems-i“BİTLİSLİ MÜŞTÂK BABA” yazısının devamını oku

SÂLİH BABA

XIX. yüzyılın ikinci yarısı ile XX. yüzyılın başlarında yaşayan Sâlih Baba’nın hayatı hakkında bilgiler sınırlı olmakla birlikte birkaç belgeye dayanıyor. Elde bulunan bazı belgelere göre Sâlih Baba’nın babası , Mustafa adında bir İmam, Annesi de Atike Hanım’dır. Erzincan’da doğmuş olduğu şiirlerinden anlaşılan Salih Baba’nın bir tüfekçi ustası olduğu bilinir. Tahsili hakkında ise edineceğimiz bilgiler yazdıkları“SÂLİH BABA” yazısının devamını oku

TÜRÂBÎ

XIX. yüzyılın en meşhur Bektaşi şairlerinden olan Türâbî’nin asıl ismi Ali’dir. Doğum yılı bilinmemekle birlikte vefat yılı (1868) olarak bilinir. Doğduğu yer ve hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Türâbî, Kırşehir’de Bektaşi tekkesi Dedebabalığı’nda olduğu başka yazarlar tarafından da Ankaralı olduğu kaydedilmiştir. Şiirlerini hece ve genellikle de aruz ölçüsüyle yazan Türâbî, Müretteb Divânı’nı hicrî (1257) senesinde“TÜRÂBΔ yazısının devamını oku

SEYRÂNÎ

Seyrânî’nin asıl ismi Mehmed’dir. Seyrânî, Develi’nin Oruza bugünkü (cami-i Kebir) mahallesinde dünyaya geldi. Babası bu mahallenin imamı Cafer Efendi’dir. Seyrânî, iki yıldan fazla medrese tahsili görmüş ve bunun yanında burada dinî ilimleri de tahsîl eylemiştir. Rivayete göre Mehmed Seyrânî, on beş yaşındayken babasının görev yaptığı camide ”pîr elinden Hakk bâdesini içerek Seyrânî”adını almıştır. Mehmed Seyrânî,“SEYRÂNΔ yazısının devamını oku

NASÛHÎ

Nasûhî, isimli şairimizin asıl adı Mehmed olup aslen Üsküdarlıdır. Nasûhî, Üsküdar’da yaşamış ve orada vefat etmiştir. Nasûhî, Şabaniye tarikatı şeyhlerindendir. Genellikle Dini-tasavvufî eserler yazmıştır. Şairin bir Divân’ı vardır. SENÂYÎ Senâyî isimli şairimizin asıl adı Hasan olarak bilinir. xvııı.yüzyılın ilk yarısında yaşayan Senâyî, Halveti tarikatından olup Şeyh Nasûhî’nin halifelerindendir. Şaire ait olan bir yazma mecmuada toplu“NASÛHΔ yazısının devamını oku

CEMÂLÎ

Şairin asıl adı Mehmed Cemaleddin olup memleketi Edirne’dir. Doğum tarihi bilinmemekle birlikte ölüm tarihi (1750) olarak bilinir. Mehmed Cemaleddin, tahsil görmüş ve Şeyh Sezâyî’den de faydalanmış biri olarak kendini belli bir seviyeye getirmiş değerli bir şairdir. Cemâlî, Uşşakî tarikatına girip şeyh olmuş ve daha sonra İstanbul’da şeyhlik yapmıştır. Şairin bir divanı bulunmaktadır. ÜSKÜDARLI HÂŞİM Üsküdarlı“CEMÂLΔ yazısının devamını oku

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI

Erzurumlu İbrahim Hakkı, 1703 yılında Erzurum’un Hasankale ilçesinde dünyaya geldi. İbrahim Hakkı, ilim ve tasavvuf çevresinde ilahi aşk terbiyesi içinde yetişti.Doğduğu şehir olan Erzurum’da okuyarak mensup olduğu medeniyetin ilmine ve diline bu çevrede vakıf oldu. İbrahim Hakkı’nın kayınbabası ve şeyhi olan İsmâil Fakirullah’ın Siirt’in Tillo köyünde olan dergahına yerleşerek yerine şeyh oldu ve 1772 yılında“ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI” yazısının devamını oku

BURSALI İSMÂİL HAKKI

Bursalı İsmaîl Hakkı’nın gerçek adı İsmâil olup İstanbul’dan Aydos’a gelip yerleşen Mustafa Efendi’nin oğludur. Bursa Tuzpazarı civarında bir tekke yaptırması ve oraya yerleşmiş olması dolayısıyla Bursalı adıyla tanınmıştır. Küçük yaşta babasıyla Osman Fazlı Efendi’nin sohbet ve zikirlerine katılan Bursalı İsmâil Hakkı yedi yaşında tahsile başlamıştır. Bursalı İsmâil Hakkı, hoca Şeyh Abdulbâki ile birlikte Edirne’ye giderek“BURSALI İSMÂİL HAKKI” yazısının devamını oku

XVII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI

xvıı. yüzyılda Osmanlı Devleti duraklama ve gerileme belirtileri gösterse de edebiyat gelişmeye devam etti. Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı da bu alanda gelişimini sürdürdü. Diğer yıllara göre sayı olarak fazla olan tekkelerde ilahiler söylenmeye devam edip Yunus tarzı ilahiler bu yüzyılda da söylenerek varlığını güçlendirdi. xvıı. yüzyılda hece ile söylenen ilahiler Mevlevi şairler tarafından benimsenmiştir. Devrin önde“XVII. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI” yazısının devamını oku

XV. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI

xv. yüzyılda dinî-tasavvufî Türk edebiyatı, çeşitli coğrafyalarda bulunan Türk toplulukları arasında dini, fikri ve mimari açıdan gelişmeye devam etti. Bu edebiyatın merkezden çevrelere doğru yayılmasında sayıları sürekli artan tekke ve mescitlerin büyük bir etkisi oldu. Hacı Bektaş Veli, Mevlana ve Yunus Emre gibi mutasavvıfların meydana getirdikleri zenginleştirilmiş tasavvufi hayat xv. yüzyılda Alâadin Gaybi (Kaygusuz Abdal),“XV. YÜZYILDA DİNÎ-TASAVVUFÎ TÜRK EDEBİYATI” yazısının devamını oku