Umay Günay, Doğu Anadolu Bölgesi âşıklık geleneğinde görülen âşık faslının düzenini belli biçimde kaleme almıştır. Bu fasılda her şey sırayla ve belli bir düzen içerisinde olmuştur. Bu düzeni şu şekilde sıralayabiliriz. Merhabalaşma, hoşlama: Âşıkların, onları dinlemeye gelenlere hoş geldiniz dedikleri bölümdür Hatırlatma, canlandırma: Usta Aşıkların şiirlerine yer verilip saygı gösterdikleri bölümdür. Burada karşılaşma yoktur. Tekellüm:“ÂŞIK FASILLARI” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: araştırmacılar
ÂŞIKLARIN SINIFLANDIRILMASI 3
Batı Türkleri arasında XVI. yüzyıldan bu yana (Türkiye, Azerbaycan, Balkanlar) âşıkların temsilcileri vardır. Bu üç bölgede âşık şiiri şekil ve içerik bakımından benzerlik göstermekle birlikte geçmişten günümüze âşıkların yoğun olarak yetiştiği çevreler de vardır. Yetiştikleri Bölgelere Göre Âşıklar Burada âşıklarımızın yetiştikleri coğrafyayı göz önünde bulundurduğumuzda şu şekilde sıralama yapabiliriz: Doğu Anadolu Bölgesi Doğu Anadolu Bölgesi’nde“ÂŞIKLARIN SINIFLANDIRILMASI 3” yazısının devamını oku
ÂŞIKLARIN SINIFLANDIRILMASI 2
Âşıklar, yetiştiklerin çevreye göre şu şekilde sınıflandırılmıştır: Yetiştikleri Çevreye Göre Bu durumda Fuad Köprülü (1961:173-177), Pertev Naili Boratav (1968:343), Eflatun Cem Güney (1962 :256-258), İlhan Başgöz (1968:9), İhsan Ozanoğlu(1965:7), Asım Bezirci(1993:24-26), Rauf Mutluay(1972:39), Mehmet Yardımcı(2004:159), Özgen Keskin(1983:9) araştırmacılarımız birbirine benzer sınıflamalar yapmışlardır. Bu sınıflamaları genelleyecek olursak âşıkları şu şekilde sınıflayabiliriz: Şehir ortamında yetişen âşıklar: Erzurumlu“ÂŞIKLARIN SINIFLANDIRILMASI 2” yazısının devamını oku
ÂŞIK OLMANIN SEBEPLERİ
Âşık edebiyatı temsilcileri (kalem şairi, ozan, âşık vb.) çeşitli biçimlerde (bade içerek, şartların gereği, silsile yoluyla, usta-çırak ilişkisi…)âşık olmuşlardır. Bu durumu Fuat Köprülü’den bu yana pek çok araştırmacı tarafından ( İlhan Başgöz, Pertev Naili Baratov, Umay Günay, Ali Berat Alptekin…)çeşitli yönleriyle değerlendirilmiştir. Bu sebeplere gelecek olursak şu şekilde sınıflandırabiliriz: Bade İçerek Âşık olma Bade içme“ÂŞIK OLMANIN SEBEPLERİ” yazısının devamını oku
ÂŞIK ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Aşık edebiyatı araştırmacıları âşık şiiriyle ilgili olarak iki kaynak göstermişlerdir. Sözlü Kaynaklar Sözlü kaynaklar, halk arasında ‘kaynak kişi‘ adını verdiğimiz insanlardan yapılan derlemelerdir. Bu derlemeler yaşayan âşıklardan yapılır. Bu aşıklarımıza söyledikleri eserleri kimden öğrenildiği sorulduğunda da kendilerinden daha yaşlı bir aşığın adını söylemektedirler. Âşıklar bu şiirleri çeşitli sebeple değiştirebildikleri gibi hatırlayamadıkları yerlere de eklemeler yapabilirler.“ÂŞIK ŞİİRİNİN KAYNAKLARI” yazısının devamını oku
ÂŞIK ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ
Fuat Köprülü’den bu yana pek çok araştırmacı âşık şiirinin özellikleriyle ilgili olarak açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu araştırmacılar: Saim Sakaoğlu, Hikmet Dizdaroğlu, Fahrettin Kırzıoğlu, Mehmet Yardımcı, Doğan Kaya’dır. Bu araştırmacıların görüşleri şu şekilde bir araya getirilebilir: Âşık şiiri başlangıç olarak M.Ö. III. dayanmaktaysa da Anadolu âşık şiirinin altı yüzyıllık geçmişi vardır. Âşık şiirinin belirli yazarları ve söyleyenleri“ÂŞIK ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ” yazısının devamını oku
ÂŞIK ŞİİRİNİN OLUŞUMU, GELİŞİMİ VE XVI. YÜZYILDAKİ TEMSİLCİLERİ
Halk edebiyatı eserlerinin en belirgin özelliği ilk söyleyenin veya söyleyenlerin bilinmemesi ya da biliniyorsa unutulmasıdır. Türk şiirinin başlangıcı veya tarihi üzerine yerli ve yabancı pek çok araştırmacı görüş bildirmiştir. Bunlar arasında adı geçen; C.Brockelmann, İ. V. Stebleva, F. Y. Korş, R.Rahmeti Arat, M, Fuat Köprülü, T. Tekin gibi sayılabilir. Bunlardan örnek verecek olursak İ.V. STEBLEVA’ya“ÂŞIK ŞİİRİNİN OLUŞUMU, GELİŞİMİ VE XVI. YÜZYILDAKİ TEMSİLCİLERİ” yazısının devamını oku
