MESNEVİ’DEN SEÇMELER

“Onun semti hangi mahallede? diye sordu. Kız, “Köprü başında, Gaffar mahallesinde” dedi. Hekim, “Hastalığının ne olduğunu hemen anladım. Seni tedavi hususunda sihirler göstereceğim; sevin ilişik etme, emin ol ki yağmur çimenlere ne yaparsa ben de sana onu yapacağım; Ben, senin gamını çekmekteyim, sen gam yeme; ben sana yüz babadan daha şefkatliyim; Aman, sakın ha, bu“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Bir adamın ayağına diken batınca ayağını dizi üstüne kor. İğne ucu ile diken başını arar durur, bulamazsa orasını dudağı ile ıslatır. Ayağa batan dikeni bulmak, bu derece zor olursa, yüreğe batan diken nicedir? Cevabını sen ver! Her çer çöp ayarında olan, gönül dikenini göreydi gamlar, kederler; herkese el uzatabilir miydi? Bir kişi, eşeğin kuyruğu altına“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın hastayı görmek üzere hekimi götürmesi 4 Ona “Sevgilinin sırlarını gizli kapaklı geçmek daha hoştur. Sen, artık hikayelere kulak ver , işi onlardan anla! Dilbere ait sırların, başkalarına ait sözler içinde söylenmesi daha hoştur dedim.” O da, “Bunu apaçık söyle ki dini açık olarak anmak, gizli anmaktan iyidir. Perdeyi kaldır ve açıkça söyle ki ben,“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın hastayı görmek üzere hekimi götürmesi 3 Can şimdi eteğimi çekiyor. Yusuf’un gömleğinden koku almış!” Yıllarca süren sohbet hakkı için o güzel hallerden tekrar bir hali söyle, anlat. Ki yer, gök gülsün sevinsin. Akıl, ruh ve göz de yüz derece daha fazla sevince, neşeye dalsın” diyor. “Beni külfete sokma, çünkü ben şimdi yokluktayım. Zihnim durakladı,“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın hastayı görmek üzere hekimi götürmesi 2 Aşığın hastalığı tüm hastalıklardan başkadır. Aşk, Allah sırlarının usturlâbıdır. Aşıklık, ister o yönde olsun, ister bu yönden… Akıbet bizim için o tarafa kılavuzdur. Aşkı şerh etmek için ne söylersem söyleyeyim… Asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum. Dilin tefsiri gerçi pek aydınlatıcıda, fakat dile düşmeyen aşk daha aydındır.“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın hastayı görmek üzere hekimi götürmesi Padişah, hastayı ve hastalığını anlatıp sonra onu hastanın yanına götürdü. Hekim, hastanın yüzünü görüp nabzını sayıp, idrarını muayene etti. Hastalığının arazını ve sebeplerini de dinledi. Dedi ki:” Öbür hekimlerin çeşitli tedavileri, tamir değil; büsbütün harap etmişler. Onlar, iç hallerinden haberdar değildirler. körlüklerinden hepsinin aklı dışarıda.” Hekim, hastalığı gördü, gizli“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın, kendisine rüyada gösterilen veli ile görüşmesi Kollarını açıp onu kucakladı, aşk gibi gönlüne aldı, canının için çekti. Elini, alnını öpmeğe, oturduğu yeri, geldiği yolu sormaya başladı. Sora sora odanın başköşesine kadar çekti ve dedi ki:” Nihayet sabırla bir define buldum. Ey vuslatı, her sorunun cevabı! Senin yüzünden nişliğin anahtarıdır” sözünün manası, Ey vuslatı, her“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

İsa bunlara yalvardı.” Bu devamlıdır, yeryüzünden kalkmaz. Bir ulu kişinin sofrası başında kötü zanna düşmek ve harislik etmek küfürdür”dedi. O rahmet kapısı, hırslarından dolayı bu görmedik dilencilerin yüzlerine kapandı. Zekât verilmeyince yağmur bulutu gelmez, zinadan dolayı da etrafa veba yayılır. İçine üzüntüden ne gelirse korkusuzluktan ve küstahlıktan gelir. Kim dost yolunda korkusuzluk ederse erlerin yolunu“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

Padişahın bir halayığa âşık olup satın olması, halayığın hastalanması, onu iyi etmek için tedbiri “Ey dostlar, bu hikâyeyi iyi dinleyin. Gerçekte o bizim bugünkü halimizdir. Bundan evvelki bir zamanda bir padişah vardı. O hem dünya, hem din saltanatına malikti. Padişah, bir gün hususi adamları ile av için hayvana binmiş, giderken ana yolda bir halayık gördü.“MESNEVİ’DEN SEÇMELER” yazısının devamını oku

MESNEVİ’DEN SEÇMELER

“Gönlüm, gamınla hergün biraz daha sızlıyor, biraz daha inliyor… Sevgilim, merhametsiz kalbin, hergün benden biraz daha bıkıyor, gamından biz vazgeçtik;ama gamın bizden vazgeçmedi. Gerçekten gamın senden daha vefalı imiş.” Mevlânâ Celâleddîn-i Rumî